Uzun yıllar sonra, TFF’nin plansızlığı yüzünden lig Haziran ayında sona erdi. Şampiyon ise, herkesin tahminini boşa çıkarmayan Beşiktaş oldu. Siyah Beyazlı camiayı hak ettikleri bu şampiyonluk ve 3.yıldız için kutluyorum. Kolay değil, öyle büyük bir hasret vardı ki Beşiktaş camiasında geçen sezona kadar, 1996 – 2016 arası, 20 yılda sadece 2 kez mutlu sona ulaşabilmişti. Ancak doğru 3 sac ayağı kurarak; Şenol Güneş, 10 numara ve forvet tercihleriyle son 2 sezona damga vurdu Beşiktaş. Hem de çok zorlanarak değil, kolayca başardılar bunu. Tüm ligler bitti. Düşenler, çıkanlar, kavgalar ve sürprizler…

En İyi Savunma Hücumdur

Şampiyona ayrı bir parantez açarız doğal olarak. Bu sezon, geçen yılın devamıydı. Herkesin sorduğu Sosa ve Gomez’in yeri dolar mı sorusu da cevabını buldu. Evet yerleri fazlasıyla doldu. Sosa geçen sezon 7 gol atarken Talisca maç eksiğiyle 2 katına çıktı ve 13 golü buldu. Gomez’in 26 gollü dominantlığını ise Cenk ve Aboubakar, toplam 32 golle paylaşarak aslan payı bizim dediler. Beşiktaş’ın savunması her zaman tehlike sinyali verdi. Ancak Şenol Güneş bu ligte savunma değil, hücumla şampiyon olunacağını bildiği için bu gediği kapatmak yerine en iyi olduğu hücum bölgesindeki aksiyonları, Babel takviyesiyle geliştirmeyi tercih etti ve şampiyonluk geldi. En iyi savunma hücumdur felsefesi her zaman işe yarar. Tabi bunu anlayan ve uygulayan bir teknik adam bulmanız gerekir. Az pozisyon verirseniz 7 – 8 maçı ıkına sıkına kazanırsınız ancak hücumu düşünürseniz daima zirveye oynarsınız.

İstatistikler Çok İyi Mesaj Verir

Başakşehir’in, bir şampiyonun toplayabileceği puan olan 73’e ulaşması şaşırtıcı ve aynı zamanda da alkışlanması gereken bir durum. Seri başı olmayacakları için küçük bir mucizeye daha imza atıp devler ligine kalmaları gerekiyor. Acaba son 3 sezonun da en az gol yiyen ekibi olarak bunu başarırlar mı? Sayın Avcı en iyi savunma defans diyerek bunu başarabilecek mi? Göreceğiz!

Fenerbahçe bu yıla kadar son 16 sezonun 14’ünde, son 7 sezonda ise hep ilk 2’de yer almıştı. Yani sürekli zirveye oynamıştı. Bu yıl averajla 3.olabildi. G.Saray ise tarihinde ilk kez 2 sezon üst üste ilk 3’ün dışında kaldı. Nedeni ise yönetimlerinin çok değil, sadece geçen sezondan hiçbir ders çıkarmamalarıydı. Her şeyin bir bedeli vardır. Özellikle G.Saray, ligdeki tembelliğinin bedelini, yeni sezon antrenmanlarına sadece 20 gün sonra başlayarak çekecek.

Enteresan Sezondan Akılda Kalanlar

Çok önceden netleşmesi beklenen küme düşen 3’lemesi, Bursaspor’un akıl almaz formuyla 6 maç üst üste kaybetmesiyle son maça taşındı. Düştü gözüyle bakılan, 29 maçta topladığı puanın yarısını sadece son 5 maçta toplayan Rize, bu kez sıçrayamadı ve düştü. Burası Türkiye. Koca bir sezon bir şey yapmayan takımların, son haftalarda üst üste maç kazanması artık şaşırtmıyor. İhtiyacı olan o puan ya da puanları bir şekilde alıyor. Bursaspor ise Mutlu Topçu, ardından da Adnan Örnek tercihiyle ne hallere geldiğini gördü. Bilal Kısa’nın muhteşem pası, Batalla’nın da vuruşu olmasa, Bursaspor Bursa’ya asla dönemezdi.

Her sezonun flaş bir takımı vardır. Benim bu yılki adayım ise Antalyaspor. İlk 8 haftada 3 puanı olan ekip, harika ve yerinde bir Rıza Çalımbay tercihiyle olağanüstü bir yükselişle ligi 58 puanla 5.bitirdi. Atiker Konyaspor’un büyük direniş göstererek kupayı kazanmasıyla, Avrupa kupalarına hazırlanma zevkinden mahrum kaldılar. Size Rıza Hoca’nın başarısını şöyle özetleyebilirim : Antalyaspor, ligi F.Bahçe’den sadece 1 galibiyet az alarak bitirdi. Yani maçlarının yarısını kazandı.

Geçtiğimiz yıl ligi 66 puanla rekor kırarak 3.bitiren Konyaspor, bu yıl 43 puanla sezonun hayal kırıklığı olacak derken kura şansıyla da kupaya uzanarak sezonu muhteşem bir şekilde kurtardı. Saman alevi gibi parlayan bir Trabzonspor izledik. Genç Yusuf Yazıcı dışında gelecek için pek umut verdiğini söyleyemeyeceğim Bordo Mavililerin. Trabzon ayrıca finansal fair play çerçevesinde UEFA'nın risk listesinde ilk sıralarda. Bir de futbol asla basketbola benzemez. Çok sayıda yabancı oynatmanın acısını Gaziantep ve Adana, haftalar önce veda ederek çektiler. Asıl soru şu : Bir daha çıksalar, yine bu kadar savruk, uyumsuz ve en 10 tane yabancı transfer ederler mi? Cevabı biliyorsunuz…

Alt Ligleri Unutmayalım

Herkes yazı yazıp yorum yaparken alt liglerden asla bahsetmez. Halbuki farklı şehirlerde ve takımlarda futbol aşkını yaşayan milyonlar vardır takımlarına gönül veren. Sivas, sloganlarının arkasında durarak “bir arkadaşa bakıp çıktı”, Malatya ise 11 yıl sonra ben geldim dedi. Lig maçlarında olduğu gibi finali de gergin geçeceği önceden belli olan sezonun son resmi maçında ise Göztepe; zevksiz ve bol meşaleli geçen maçta penaltılarla kazanarak, bir zamanlar efsaneleştiği yere dönmenin büyük coşkusunu yaşayıp, İzmir'in de özlemini dindirdi.

TFF 1.Lig’e, yıllardır kendilerini unutturan eski göz ağrıları geri döndü. İstanbulspor, Ankaragücü, Erzurumspor gibi futbol kültürü ve heyecanı olan takımlara aynı zamanda Süper Lig’in de ihtiyacı var. Aynı duyguları 2.Lig’e geri dönen Sakaryaspor ve Altay için de rahatlıkla söyleyebiliriz. Yıllar yıllar sonra 2.Lige çıkan ve Trakya futbolunu tekrar hatırlatan Silivrispor’u, İstanbul temsilcisi Sancaktepe’yi, Bodrumspor’u ve Afjet Afyon’un da şampiyonluklarını kutluyorum.

BAL Ligi’ne Selam Olsun

Son sözlerim de BAL Ligi için. Bu kadar gereksiz, karmaşık ve adil olmayan bir lig sistemini Avrupa’da zor görürsünüz. Grubunuzu şampiyon tamamlıyorsunuz, baraj maçı oynuyorsunuz! Ligi 3.bitiren takımın Süper Amatör’e düştüğü, Süper Amatör’de klasman grubunu 3.bitiren takımın BAL’a çıktığı abuk bir yapı. Bakalım seneye rekor kırarak 15 takımla temsil edilecek İstanbul takımlarının statüsü ne olacak? İster misiniz ligi 2.bitiren takım amatöre geri dönsün!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.